BİR AKDENİZ ADASI
Gözlerinizi kapatın ve Akdeniz'in ılık esintisini hayal edin. İşte o esintiyle savrulan, portakal çiçeklerinin ve vanilyanın rüyamsı kokularıyla bezenmiş, minicik ama bir okyanus kadar derin bir hikayesi olan bir ada var. Ben o adayı gördüm, sokaklarında yürüdüm, rıhtımında denizin sonsuzluğuna daldım ve şimdi sizi de o büyülü atmosfere davet ediyorum. Bu ada, ilk bakışta sizi okyanusun o derin, huzur veren mavisiyle karşılıyor. Sanki sonsuzluğun bir yansıması, adanın etrafında mistik bir hal oluşturmuş. Kıyıya yaklaştıkça, hırçın dalgaların izlerini taşıyan, zamana meydan okumuş eski bir rıhtım dikkatinizi çekiyor. Belki de nice denizcinin ayak izlerini taşıyan bu rıhtım, şimdi sessizliğin ve denizin şarkısını dinliyor. Rıhtımdan içeriye doğru yürüdüğünüzde, portakal ağaçlarının arasında saklanmış, rengarenk evleriyle şirin bir kasaba sizi kucaklıyor. Bu kasaba, sanki bir masaldan fırlamış gibi. Her köşesinde ayrı bir sıcaklık, ayrı bir samimiyet hissediyorsunuz. Meydanın ortasın...