O AN
Ne çok zaman geçmiş. Ne çok kandırmışım kendimi. "Unuttum" demiştim. "Bitti, geçti, artık sadece bir anı" demiştim. Yalanmış. Koca bir yalanmış. Ben sanırdım ki, Sonbahar sadece bir mevsimdi. Sadece takvimden düşen bir yaprak, Sadece camlara vuran bir yağmur, Üşüten bir ayaz sanırdım. Ne kadar yanılmışım. O gün, seni gördüğüm o gün, O kahrolası Sonbahar gününde, Anladım ki, Sonbahar bir mevsim değil, Bir ömür süren bir ruh hâliymiş. Seni gördüğüm o an, O saniye, Sanki hiç zaman geçmemiş, Sanki o sonbahar hiç bitmemiş gibi, Bütün o yalanlar, Yıkık duvarlar gibi üzerime devrildi. Gülüyordun. Ah, o gülüş... O gülüş ki, benim bütün bir ömrümü uğruna adadığım, Ama bir başkasına sunduğun o gülüş. Elini tutuyordun. Benim, hayalinde bile dokunmaya kıyamadığım o eli. O kadar rahat, O kadar ait bir şekilde tutuyordun ki. O an, Nefes almayı unuttum. Sesler kesildi. Bütün şehir sustu. Sadece kalbimin, Nasıl bin parçaya bölündüğünün sesini duydum. Sadece içimdeki o devasa boşlu...