Kayıtlar

Kasım, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

GÜNEŞ VE AY

Gök mavi, Güneş sarı, bulutlar saf, aynı senin kalbin gibi saf. Kelebekler uçuşuyor etrafta, dans ediyorlar adeta. Çiçekler, o güzel papatyalar, güller, laleler... Hep bir ağızdan "Sen, sen!" diyor. Bir anda gök kubbe kararıyor, yıldızlar gülümsüyor. Ay gibi yüzünle bana bakıyorsun, sahte bir gülümseme ile. Bekliyorsun elinde zehirli hançerle. Sultan Murat biliyor bu işin sonunu, Ama ben çok geç anladım bu oyunun sonunu. ENES BAYRAM TARAFINDAN YAZILMIŞTIR 

SAN'AT ŞİİRİ BETİMLEMESİ

 Renklı çiçekler sadece senin ayak bastığın diyarlarda değil, bizim diyârımızda da daha renkli ve eşsiz açar. Türlü türlü çiçekler beni kolumdan tutarak kendi diyârına çekmeye çalışma. Sarp dağlarda, dik yamaçlarda gezen yara bereli çıplak ayaklar, senin yapay caddelerinde incinir. Sen eski, yıpranmış, renkleri solmuş bir mabedin içinde inci gibi parlayan bir mozaik ararsın. Biz ise bembeyaz camilerdeki ahenkle işlenmiş harflerin adeta dans ettiği bir sülüs yazı ararız. Mavi okyanuslar gibi etrafımızı saran çini haz verir bize. Senin kalbine, küçük bir sahnede pembeler içindeki zarif, adeta prenses olan bale dansçılarının her dönüşü, her zıplayışı haz verirken; bize ise heybetli bir efendinin her diz vuruşu, her kalkması etkiler kalbimizi derinden. Seni orkestra şefinin elindeki batonu her sallayışı, kemancının kemana her narin dokunuşu, piyanonun tuşlarına her basılması kalbini doldururken; bize ise yıllarca çeşitli zorluklara göğüs germiş, ya bağımsızlık ya ölüm diyen bir milleti...

KARANLIK GÖL

 Issız, sessiz, yalnız bir gölün yanındayım, Kargalar çığlık atıyor sanki, İçime bir ürperti giriyor, Korkuyorum, korkuyorum... Bir anda küçük bir ışık geliyor, Gittikçe yaklaşıyor, Yaklaştıkça bir ses geliyor, "Korkma, korkma" diye… O yaklaştıkça korkum azalıyor, Yerini sevinç alıyor, Ama kim o yabancı? Yüzünü göremiyorum, Sadece ışığı, sadece sesi, Bir huzur, bir sakinlik yayıyor etrafa, Ve kalbimde bir umut büyüyor, Korkumun yerini güven alıyor. Ama yine de bir soru var kafamda, Kim  o, kim o yabancı? ENES BAYRAM TARAFINDAN YAZILMIŞTIR 

SAN'AT ŞİİRİ HİKAYESEL BETİMLEMESİ

 Bir bahçede geziyorum. Etrafta çiçekler, bitkiler, ağaçlar... Kuşlar ötüyor; cıvıl cıvıl, sanki bir şey anlatıyorlar adeta. Cennet gibi bir yer ama çok garip geliyor bana. Ayaklarım alışmış tabii caddelerde, yapay yollarda yürümeye. Biraz daha yürüdükten sonra bir mabede denk geliyorum. Eski bir mabet… Duvarları yıpranmış, rengi bozulmuş; anlaşılan yıllardır bakım görmemiş. Mabedin içine giriyorum. Her tarafta mozaikler parlıyor, adeta inci gibi… Mavi, yeşil, sarı, kırmızı… Gökkuşağı gibi uyum içinde renkler. Mabedin dışı nasıldır bilmiyorum ama içi tarif edilemez. Mabetten çıkıyorum, yürüyorum; yürüdükçe yürüyorum. Bir tabela görüyorum, üstünde “Sahne” yazıyor. Pek anlam veremiyorum. Tabelayı takip ettikten sonra koskoca bir gösteri alanına geliyorum. Hemen ön koltuğa oturuyorum. Işıklar kapanıyor, güzel bir müzik başlıyor. Kırmızı perde açılıyor. Pembe birer prenses gibi bale dansçıları geliyorlar. Adeta bir kuğu misali tek tek çıkıyor, uyum içinde dans ediyorlar, zıplıyor, dönü...